AKEL Türkçe

AKEL Türkçe

Share

AKEL resmi facebook sayfasına hoşgeldiniz

Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL), Kıbrıs işçi sınıfının ve çalışanlarının öncü partisidir. 14 Nisan 1941 tarihinde kuruldu ve 15 Ağustos 1926’da Limasol’da kuruluş kongresini gerçekleştiren Kıbrıs Komünist Partisi’nin devamcısıdır.

24/06/2026

Londra'da ilki 8 Ekim 2023 Pazar günü gerçekleştirilen İki Toplumlu Festival'in üçüncüsü 4 Ekim 2026 Pazar günü yapılacak.

Organizatörleri arasında AKEL Britanya örgütünün de yer alacağı 3. İki Toplumlu Festivalde geleneksel lezzetlerin sunulacağı stantların yanı sıra sanat, sinema, tiyatro, kitap ve müzik atölyeleri ile çocuklar için oyun alanları gibi çeşitli etkinlikler yer alacak ve giriş ücretsiz olacak.

24/06/2026

Yorgos Lukaidis uluslararası hukuk ihlallerinin normalmiş gibi görülmesi tehlikesine dikkat çekti

Avrupa Birleşik Solu Siyasi Grubu Başkanı Yorgos Lukaidis uluslararası hukukun ihlal edilmesinin normalmiş gibi gösterilmesine ve uluslararası arenada “güçlünün hukuku”nun egemen olmasına yönelik çabanın barış için en büyük tehdit olduğuna işaret etti.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu’nda 2026 İlerleme Raporu’nun görüşüldüğü oturumda Birleşik Sol Siyasi Grubu adına konuşan Yorgos Lukaidis uluslararası hukuk ihlallerinin yeni bir olgu olmadığını ancak artık BM Şartı’nın savunduğu değerlere karşı açık ve pervasız bir küçümsemenin sistematik hale geldiğini; ayrıca güçlü devletlerin uluslararası hukuka bağlı olmayabilecekleri yönünde bir anlayışın yayıldığını belirtti.

Lukaidis ABD’nin politikalarının bu tehlikeli eğilimi giderek daha fazla yansıttığını; bunun tehditlere (Venezuela ve Grönland’daki gibi) egemen devletlere yönelik askeri operasyonlara ve İran’a yönelik hukuk dışı saldırılara, Küba’ya karşı süregiden ablukaya ve uluslararası toplumun önünde Gazze’de devam eden soykırıma ve büyük insani krize dönüştüğünü söyledi.

Siyasi vaatler ile yurttaşların günlük yaşam gerçekliği arasındaki giderek büyüyen uçurumun bugün demokrasi için en büyük tehditlerden birini teşkil ettiğinin altını çizen Yorgos Lukaidis Avrupa’da milyonlarca insanın barınma krizi, yüksek geçim maliyetleri, düşük gelirler, yoksulluk ve artan eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Bu sosyal sorunların demokrasi ve kurumların kalitesini yansıttığını, demokrasinin özünü zayıflattığını ve kurumlara olan güveni aşındırdığını belirten Lukaidis, bu nedenle giderek daha fazla vatandaşın yaşadığı sistemi demokrasi değil, “plütokrasi” olarak gördüğünü ifade etti.

Yorgos Lukaidis insan hakları için en büyük tehdidin aşırı sağın yükselişi olduğuna işaret ederek, bunun göçmenlere, azınlıklara ve kırılgan gruplara yönelik ayrımcılıktan beslendiğini ve eşitsizlik ile dışlanmanın gerçek nedenlerini çözmek yerine onları körüklediğini söyledi.

24/06/2026

AKEL Larnaka ve AKEL Mağusa İlçe Komitelerinin düzenledikleri kitap sunum etkinliği dün akşam Larnaka’daki Edebiyat ve Sanat Evi’nde gerçekleştirildi.

“Vretçalı Hoca Özker Özgür” kitabının Yunanca baskısı “Özker Özgür: Kıbrıstürk Solu’nun Mücadele Adamı – Öğretmeni” kitabının sunumunun yapıldığı etkinlik AKEL Larnaka İlçe Sekreteri - AKEL Politbüro Üyesi Hristalla Andoniu ile Almira Yayınları Direktörü Marios Yeorgiu’nun yaptıkları selamlama konuşmaları ile başladı.

Ardından kitabın yazarı Dr. Abdullah Korkmazhan ile AKEL Yeniden Yakınlaşma Bürosu Sorumlusu İlias Dimitriu’nun ana konuşmacı olarak katıldıkları etkinlik kitap üzerine yapılan söyleşiyle tamamlandı.

24/06/2026

EDON’un 38. Kıbrıs Gençlik ve Öğrenci Festivali için geriye sayım başladı. 8-9-10 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan bu yılki festivalin ana sloganı “Coşkumuzu yüzyıllardan alıyoruz” olacak.

EDON’un 38. Kıbrıs Gençlik ve Öğrenci Festivali

8-9-10 Temmuz - Mağusa Kapısı

Bu yıl da yüzlerce EDON kadrosu ve üyesi gelecek mücadeleler için manevi güç verecek canlı ve keyifli bir festival ortamı yaratma hedefiyle yoğun çalışacaklar. Zengin bir festivali özenle hazırlayacaklar. Gençler yaratacaklar, gençler kültür üretecekler. Gelecek için hayalleri olan vizyon sahibi gençler toplumdaki rollerini talep ediyorlar ve mücadele ediyorlar.

Kapitalist barbarlığın sahte dünyasına karşı, emperyalizmin dayatmalarına karşı, bölünmüş bir durumdaki vatanımızın NATO yapılarına sokulmasına karşı gençliğin direnişinin sesi olan EDON iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümünü savunmaya, milliyetçiliğe ve şovenizme karşı mücadele etmeye, Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin yeniden yakınlaşması ve ortak mücadelesi için çalışmaya, ortak vatanımızın yeniden birleşmesi için gençliği mücadele saflarında bir araya getirmeye devam ediyor.

24/06/2026

BU AKŞAM:

İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs tarafından düzenlenen
PANEL:

İsviçre Modelinden Dersler: Etnik, Dilsel ve Dini Çeşitliliğin Yönetimi

📅 24 Haziran Çarşamba
🕡 18.30–20.45
📍 Goethe Enstitüsü Konferans Salonu

İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs tarafından İsviçre’nin Kıbrıs'taki Büyükelçiliği ile iş birliği içerisinde gerçekleştirilecek iki toplumlu panelde, başarılı bir federal devlet olarak İsviçre deneyimi ele alınacak. İsviçre Büyükelçisi'nin sunumunun ardından Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk konuşmacılar değerlendirmelerini paylaşacak ve katılımcılarla açık bir diyalog gerçekleştirilecek.

🎧 Etkinlikte eşzamanlı çeviri sağlanacak.

Program

18.30 – Kahve ve Tanışma
19:00 – Açılış Konuşmaları
• Selma Eylem – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs Koordinasyon Komitesi
• Hristina Valanidu – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs Koordinasyon Komitesi
19:15 – Ana Konuşma:
• Christoph Burgener, İsviçre Kıbrıs'taki Büyükelçisi: İsviçre Federal Sisteminin Tanıtımı
19:45 – Değerlendirme Konuşmaları
Tema: Kıbrıs Müzakereleri İçin İsviçre Modelinden Öğrenilecekler
• Asım Akansoy
• Elias Demetriou

20:00 – Soru-Cevap ve Tartışma Oturumu
Katılımcıların soruları ve karşılıklı diyalog için açık oturum

https://www.facebook.com/events/2072203240846968/?acontext=%7B%22event_action_history%22%3A[%7B%22mechanism%22%3A%22attachment%22%2C%22surface%22%3A%22newsfeed%22%7D]%2C%22ref_notif_type%22%3Anull%7D

23/06/2026

1974’te cinsel şiddete maruz kalan kadınlara adanacak bir anıtın inşasına ilişkin duyuruyu POGO Kadın Hareketi memnuniyetle karşılamaktadır

POGO Kadın Hareketi 1974’te yaşanan trajik olaylar sırasında cinsel şiddete maruz kalan kadınlara adanacak bir anıtın inşası yönünde duyurusu yapılan devlet kararını memnuniyetle karşılamaktadır. Bu duyuru onlarca yıl boyunca travma, suskunluk ve toplumsal damgalama yaşamış kadınların haklarının tanınması ve teslim edilmesi, tarihsel hafızanın korunması açısından önemli bir adımdır.

Böyle bir anıtın yapılması POGO Kadın Hareketi’nin de uzun süredir dile getirdiği bir talepti. POGO bu çerçevede Kültür Müsteşarı, Cinsiyet Eşitliği Komiseri ve Lefkoşa Belediye Başkanı ile görüşmeler yaparak, bu kadınlara hak ettikleri saygıyı sunacak bir anma alanı oluşturulması için görüş ve önerilerimizi sunmuştu.

Bu anıtın devlet tarafından inşa edilmesi, uzun yıllar boyunca görmezden gelinen tarihsel bir gerçeğin somut bir şekilde kabul edilmesi anlamına gelecektir. Aynı zamanda savaş koşullarında işlenen cinsel şiddet suçlarının unutulmayacağına ve üzerinin örtülmeyeceğine de dair bir taahhüt olacaktır.

POGO Kadın Hareketi tarihsel hafızanın eklektik ve seçici olamayacağını bir kez daha vurgulamaktadır. 1974’te uygulanan cinsel şiddet hem Kıbrıslırum hem de Kıbrıslıtürk kadınlarda derin yaralar bırakmıştır. Savaş ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağduru olan tüm kadınların acılarının tanınması tarihsel adalet, uzlaşma ve ülkemizde ortak bir barış kültürünün inşası için ön koşuldur.

Bu duyuru artık somut adımlar ve belirli bir takvimle desteklenmelidir. Anıtın inşa sürecinin derhal başlamasını bekliyoruz. Anıtın yerinin belirlenmiş olması nedeniyle, bu projenin en kısa sürede ilerlemesini ve bu kadınların hak ettikleri tanınmanın kamusal ve sembolik ifadesine kavuşmasını umuyoruz.

23/06/2026

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılan Ulusal Konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Kıbrısrum tarafının müzakerelere katılma yönündeki siyasi iradesini her zaman yeniden teyit etmesi ve bunu açıkça ifade etmesi gerektiğini söyledi. Stefanu müzakerelere devam edilerek, kısa süre içinde Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözümün yolunu açacak bir stratejik ortak anlayışa ulaşılmasının hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.

Müzakerelerin yeniden başlamasının yolunun açılması ve Kıbrıs sorununda geriye kalan meselelerin çözümünün tartışılması hedefiyle BM Genel Sekreteri’nin genişletilmiş bir gayri resmî toplantı yapılması yönündeki niyetinin hayata geçirilmesine için sürdürülen temaslar ve görüş alışverişleri hakkında Cumhurbaşkanı’nın Ulusal Konsey toplantısında siyasi parti liderlerini bilgilendirdiğini söyleyen Stefanos Stefanu “henüz görüşmeler ve temaslar sürecindeyiz. Bu konuda rolü BM Genel Sekreteri Guterres’in Kişisel Temsilcisi Sayın Holguin üstlenmiş durumda. Sayın Holguin Kıbrıs’a döndüğünde neler duyduğunu ve özellikle Türkiye’de yaptığı görüşmelerde nelerin konuşulduğunu öğrendiğimizde daha bilgilendirilmiş olacağız” diye konuştu.

“AKEL olarak Kıbrıs sorunundaki bu hareketlilik ışığında, tüm sürece nasıl yaklaştığımız konusunda pozisyonlarımızın çok net olması gerektiğini çok önemli görüyoruz. Müzakerelerin 2017’de kesintiye uğradığı yerden devam etmesini, varılan yakınlaşmaların korunmasını ve BM Genel Sekreteri’nin Crans-Montana’da sunduğu çerçevenin değerlendirilmesini sürekli olarak vurgulamalıyız” diyerek sözlerine devam eden Stefanu bu doğrultuda, Kıbrısrum tarafının müzakerelere katılma yönündeki siyasi iradesini her zaman yeniden teyit etmesi ve bunu açıkça ifade etmesi gerektiğini ifade etmesi gerektiğini kaydederek, böylece müzakerelerin fiilen devam edeceğini ve kısa sürede Kıbrıs sorununda kapsamlı çözüme giden kaçınılmaz yolu işaret edecek ilk stratejik ortak anlayışa ulaşılması hedeflenebileceğini belirtti. Stefanu “önümüzdeki dönemde, yapılacak bilgilendirmelerle daha net bir tabloya sahip olacağız” diye ekledi.

Crans-Montana’ya ulaşmak için yapılan çabaların ve orada yaşananların değerlendirmesinin kaydının BM Genel Sekreteri’nin 2017 Eylül raporunda da yer aldığını hatırlatan Stefanu “O dönemde BM Genel Sekreteri’nin hedefi, tüm temel konularda anlaşma demek olan bir stratejik ortak anlayışa ulaşmak ve böylece Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünü teşkil edecek diğer konuların da tartışılmasına zaman tanımaktı” diye belirtti.

“BM Genel Sekreteri’nin görev süresi tamamlanana kadar tüm bu çalışmanın yapılıp bir stratejik ortak anlayışa ulaşıp ulaşamayacağından emin değilim. Ancak kesin olan şey, Genel Sekreter’in halefine bir zemin bırakmak istediği ve böylece kim olursa olsun halefinin bu çabayı sürdürerek böyle bir çözüme ulaşılabileceğidir” diyerek sözlerini tamamladı.

23/06/2026

AKEL Merkez Komitesi üyesi Marina Savva “Mafya Devlet” kitabındaki konular hakkında Yolsuzluklara Karşı Mücadele Dairesi’nin raporunda yer alan yolsuzluk ve yetki kötüye kullanma gibi olası suçlara ilişkin bulguların sadece “toksiklik” olarak nitelendirilip geçiştirilemeyeceğini belirterek, bu konunun ciddi ve devasa boyutlarını DİSİ’nin görmezden gelmeyi sürdürdüğünü söyledi.

Nikos Anastasiadis dönemindeki kurumsal çıkar ilişkileri ve yolsuzluklara karşı AKEL’in yıllardır uyarılarda bulunduğunu, özellikle vatandaşlık programına (altın pasaportlar) dikkat çektiğini belirten Savva DİSİ’nin başlangıçta bunları “yabancı çıkarların savaşı” olarak nitelendirdiğini, daha sonra ise soruşturma gerektiğini söylediğini ama buna rağmen somut bir ilerleme olmadığını hatırlattı.

Bugün tartışmayı “toksiklik” ve “popülizm” eksenine kaydıran bazı çevrelerin AKEL’den susmasını beklediğini ifade eden AKEL Merkez Komitesi Üyesi Savva yurttaşların şeffaflık ile hesap verebilirlik talep ettiğini vurgulayarak, “Susmayacağız” dedi. Marina Savva Hukuk Dairesi önünde dün gerçekleştirilen protesto eylemine katılımıyla AKEL’in amacının, yurttaşların devlete olan güvenini zedeleyen uygulamalara son verilmesi ve kurumların düzgün çalışması gerektiği mesajını vermek olduğunu da sözlerine ekledi.

23/06/2026

PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus emekçilerin sendikal hareketi nasıl algıladığını ve ondan ne beklediğini kaydetmek için PEO olarak biri nicel, diğeri odak gruplarıyla yapılan nitel olmak üzere iki araştırma gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bu araştırmalardan çıkan temel sonucun hem örgütlü hem de örgütsüz çalışanlar için ortak olduğunu, sendikada örgütlü olmanın emekçiler için koruma anlamına geldiğini ifade eden Haralambus bunun hak talep etme gücü ve ücretler ile çalışma koşullarını iyileştirme imkânı demek olduğunu belirtti.

“Günlük hayat açıkça gösteriyor ki çalışanlar tek başına daha savunmasızdır. Örgütlenme yoluyla kolektif olarak güç kazanır. Hep birlikte daha güçlüyüz” diyen PEO Genel Sekreteri sendikada örgütlenmekten uzak duran, «ilgilenmiyorum» diyen anlayışların ya da her şeyi değersizleştirme yaklaşımının pratikte yalnızca tek bir şeye, sermayenin çıkarlarına hizmet ettiğini dile getirdi ve bunun işverenlere verilmiş bir «hediye» olacağını ifade etti.

Birçok çalışanın örgütlenmenin önemini anladığını, ancak sıklıkla korktuklarını ya da engellerle karşılaştıklarını söyleyen PEO Genel Sekreteri “Bu nedenle sendikal hareketin güçlendirilmesi, daima emekçileri destekleyen AKEL gibi siyasi güçlerin faaliyetleri, bu korkuların aşılması ve kolektif mücadelenin güçlenmesi açısından belirleyici önem arz etmektedir” dedi.

“Bizim taleplerimiz her zaman emekçilerin tümünü, tüm işçi sınıfını kapsar ve herkesin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi hedefler” diyerek sözlerine devam eden Sotirula Haralambus sendikal hareketin gücünün ve etkinliğinin doğrudan çalışanların örgütlenmesine bağlı olduğunun altını çizerek “örgütlenme olmadan gerçek bir hak mücadelesi mümkün değildir. Önümüzdeki dönemin en büyük hedefi de budur: Örgütlenmenin yayılması aracılığı ile emek hareketinin güçlenmesi ve bunun neticesinde bu talepleri siyasi düzeye taşıyan sesin daha da güçlendirilmesi” diye ekledi.

Olumlu gelişmelerin de yaşandığını kaydeden PEO Genel Sekreteri sendikal örgütün olduğu işyerlerinde örgütsüz çalışanların da sendikalara katıldığını dile getirdi. Sendikal hareketin gücüne ama aynı zamanda siyasi baskının katkısına dair somut örnekler olduğuna işaret eden Haralambus hayat pahalılığı ödeneği hakkının korunmasının verilen mücadelelerin sonucu olduğunu, Kıbrıs’ın bu sistemi koruyan Avrupa’daki az sayıdaki ülkeden biri olmaya devam ettiğini belirtti.

Hayat pahalılığı ödeneği için mücadelenin sona ermediğini söyleyen PEO Genel Sekreteri “Hedefimiz herkes için hayat pahalılığı ödeneğidir. Asgari ücretle çalışanların da bu mekanizmaya dahil edilmesini başarmış olmamız önemli bir adımdır” diye ekledi.

Özellikle bugün toplu sözleşmelerle kapsanmayan sektörlerde daha fazla örgütlenme olsaydı, hükümete ve işverenlere yönelik baskının da daha yüksek olacağını ve Meclis aracılığıyla somut değişiklikler yapılmasının daha mümkün hale geleceğini ifade eden Haralambus “Henüz ulaşmak istediğimiz noktada değiliz, ancak ileriye doğru adımlar atıldı. Ve bu adımlar ilerleyeceğimiz yolu gösteriyor: Daha fazla örgütlenme, daha fazla güç, daha fazla kazanım” dedi.

Kısa bir süre önce kutladığımız 1 Mayıs’ın mesajının çok net olduğunu belirten PEO Genel Sekreteri “Emekçilerin gücü örgütlenmede yatar. Daha fazla örgütlenme, mücadelede daha fazla etkinlik ve herkes için daha iyi sonuçlar demektir” diyerek sözlerini tamamladı.

23/06/2026

“Mafya Devlet” kitabında yer alan konular hakkında Yolsuzluklara Karşı Mücadele Dairesi’nin raporunun yayınlanmasını izleyen gelişmelerin ardından, AKEL ve VOLT’un çağrısıyla Lefkoşa’daki Hukuk Dairesi önünde dün gerçekleştirilen protesto gösterisinde yolsuzluklara karşı karşıtı sloganlarda ve pankartlarda adaletin sağlanması ve suçluların hesap vermesi talepleri dile getirildi. Eyleme katılan onlarca yurttaş “Yolsuzluklara Son” ana sloganıyla, kurumlara olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade ederek, Yolsuzluklara Karşı Mücadele Dairesi’nin raporundaki bulgularının tam olarak soruşturulmasını ve Başsavcı Yorgos Savvidis ile Başsavcı Yardımcısı Savvas Angelidis’in istifasını talep ettiler.

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu eylemde yaptığı konuşmasında, Yolsuzluklara Karşı Mücadele Dairesi’nin bulgularının karmaşık çıkar ilişkileri sistemi ile birlikte örtbas mekanizmalarını da ortaya çıkardığına işaret etti. Bu tür olguların Nikos Anastasiadis-DİSİ yönetimi döneminde zirveye ulaştığını belirten Stefanu, DİSİ’nin sergilediği tutumu eleştirerek, bulguların özüne ilişkin bir pozisyon almaktan kaçındığına işaret etti. AKEL Genel Sekreteri Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in de on yıl boyunca aynı hükümette yer aldığını hatırlattı.

Stefanu ayrıca Başsavcı ve Başsavcı Yardımcısı’na özel olarak değinerek, Anastasiadis hükümetindeki görevleri nedeniyle ikisinin de istifa etmeleri gerektiğini, böylece davanın tam ve objektif şekilde soruşturulmasının sağlanabileceğini belirtti.

Want your business to be the top-listed Government Service in Nicosia?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


4 Ezekia Papaioannou
Nicosia
1075

Opening Hours

Monday 08:00 - 18:00
Tuesday 08:00 - 18:00
Wednesday 08:00 - 18:00
Thursday 08:00 - 18:00
Friday 08:00 - 06:00